2014-2015 Sezonu başlamadan Şanlıurfa spor üzerinden reklamını yapmak isteyenler lütfen Şanlıurfa sporu egonuza alet etmeyin ve takımı yıpratmayın. Geriye değil ileri bakmalıyız, Geçmişte olan geçmişte kalsın şimdi ne yapabiliriz, takımı bu yıl nasıl süper lige çıkarabiliriz, takıma nasıl destek verebiliriz bunları konuşmamız daha iyi olmaz mı? YÖNETİME HAKSIZLIK YAPMAYALIM Fethi şimşek başkanlığındaki yönetim şu an elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Süper lig takımlarında rahatça oynayabilecek futbolcuları transfer etmiş kaliteyi artırmıştır. Tello, Serdar Özkan, A.Kadir Özgen, Göksu Alhas, Veli Kızılkaya, Hüseyin Tok, Ekrem Dağ, Marius Niculae gibi yıldız futbolcuları kadrosuna almış bir takımı desteklemek yerine köstek olmamızın kime ne faydası olacak. Bu futbolcuların yaşlı olduklarını söyleyenler ya futbolu bilmiyorlar ya da yönetimi ve Şanlıurfa sporu yıpratma yoluna gidiyorlar. Bu futbolcular her takımda oynayabilecek kapasiteye sahip futbolculardır. Arkadaşlar iyi futbolcunun yaşı önemli değil, Hagi Galatasaray’a geldiği zaman spor kamuoyu yaşlı olduğunu yazmıştı, sonra ne oldu yaşlı dediğimiz 4 şampiyonluk bir UEFA kupasının kazanmasında en büyük rolü üstlenmişti. Chelsea 36 yaşındaki Drogbayı transfer ediyor, futbolcu kendine baktıktan sonra 40 yaşına kadar yine oynar örnekleri Dünya futbolunda çoktur. DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇİLMEZ Şanlıurfa spor 2014/2015 sezonuna ciddi bir kamp çalışması ile hazırlanırken, takımın başarısız olacağını, transferlerin yaşlı ve iyi olmadığını, bu yılda hüzünlü geçeceğini yazan çizen dostlarıma hatırlatmak isterim “doğmamış çocuğa don biçilmez” derler. Şanlıurfa spor üç hazırlık maçı oynadı Kuveyt Milli takımını 2-0 yendi, Adana spor ile 0-0 berabere kaldı ve Kasım paşa spor ile İstanbul’da 1-1 kalarak güçlü bir takım olduğunu gösterdi. Ligler başlamadan olumsuz konuşmayı doğru bulmuyorum, eleştiri yapılabilinir fakat lig başlamadan takımı seyretmeden futbolcuların performansı görülmeden yerden yere vurulması doğru değil. Bu takım ilk hafta sahasında yenilebilir de bunlara da hazırlıklı olmak lazım. Bir – iki yenilgi dünyanın sonu değil, Şampiyonluktan uzaklaşmak değil bu algıya düşmek de doğru değil. Lig uzun maratondur yenilgilere de hazırlıklı olmalıyız, galibiyetlere de çok sevinmemeliyiz ta ki ligin sonunu görmeden defteri kapatmamalıyız. PASSOLİG VE KOMBİNE ALALIM Takımını seven herkes takımına destek vermek için Passolig kartı almalı. Taraftarların sevdikleri ile birlikte güven içinde stadyumlara gidebilmeleri ve istedikleri karşılaşmayı her türlü olumsuzluktan uzak, huzurlu izlemeyi sağlıyor. 14 Nisan 2014 tarihinde uygulamaya başlayan yeni yasal düzenlemeyle Passolig kartı olmayanlar stadlara giremeyecek, Şanlıurfa sporu seven taraftarlar internet ve Gap Arena stadı önünde satışa çıkarılan passolig kartlarını almaları ile takımlarına destek olacaklardır. Şanlıurfa spor kimsenin tekelinde değil, tüm Şanlıurfalıların takımıdır, Ben Şanlıurfalıyım diyen ve Şanlıurfa da görev yapan tüm bürokratlar, Bankalar, fabrikalar ve İş adamları Şanlıurfa sporun yanında olduklarını göstermek için olumlu destek vermelerini beliyorum. “BU SENE O SENE” umuduyla Şanlıurfa spora başarılar diler lig sonunda Şampiyon olmasını temenni ederim. Başka yazıda buluşmak üzere Allah’a emanet olun.
sende yönetim kurulu üyesi gibi yazmışsızn.Böyle suya sabuna dokunmayan,doğruları eksik yazan bir yazar Şanlıurfaspor'a ne kadar başarılı bir uyarıda bulunur şaşıyorum.Yazacaksın kardeşim doğruları yaz.Neden geçen yıl kalfa çırak olduklarını,acemi olduklarını,şimdi ise ustalık dönemini urfaspor başında geçirecekler.bunu neden yazmıyorsun.sırf onlara iyi görünmek için mi yazıyorsun.böyle yazarsan siteni de hiçbir taraftar okumaz kusura bakma.dost acı söyler.Benden söylemesi.
Ahmet kardeşime cevap; ben hiç bir zaman yöneticilerle bir araya gelip oturmuşluğum, onların yemeklerine icabet ettiğim, onları yerden yere vurup daha sonra onlara şirin görünmek için araya aracı koyup yöneticilerin bulunduğu mekana gittiğim hele hele kongre üyesi olmak için onlara masanın altında sopa gösterip üyeliğe alınmak için rica ettiğimi duyan var sa söylesin. Ben doğru bildiklerimi yazarım onun-bunun ayağına vurarak kendimi ispat etmeye ihtiyacım yok. isteyen okur istemeyen okumaz, doğru bildiğim yoldan da kimse beni alıkoyamaz. yorumun için ayrıca teşekkür ederim demek ki takip ediliyoruz. Selamlar