6 Aralık 1997 yılında Siirt’te okuduğu şiir nedeniyle 4 ay 10 hapis cezası alan Erdoğan için siyasi yasak konuldu. İstanbul büyükşehir belediye başkanlığını bıraktı ve Pınarhisar Cezaevinin yolunu tuttu. Gazete manşetlerinde onun “siyasi hayatı bitti” artık Muhtar bile olamaz diyorlardı. 2002 genel seçimlerinde Ak Parti seçimlerde rekor oy alarak ilk parti seçildi ve genel başkan Erdoğan siyasi yasaklıydı önce yasak kaldırıldı ardından yenilenen Siirt seçimlerinde Erdoğan Milletvekili oldu ve Partisinin başına geçerek Başbakan oldu. Ak Parti ve Erdoğan karşıtları aslında “Türkiye’nin kalkınmaması için” ellerinden gelen bütün oyunları oynamaya çalışıyorlardı. 2007’de Ak Parti Cumhurbaşkanı seçmesin diye e-muhtıra verildi. Erdoğan oyunlarını bozmak için Millete gitti ve alınan güçle Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildi ve Anayasa değiştirildi Cumhurbaşkanını halkın seçmesi kabul edildi. Ak Partinin kapatılması için düğmeye basan çehreler, 17-25 Aralık olaylarını tezgâhladılar, Gezi olayları ile hükümeti düşürmeye çalıştılar fakat bütün oyunlarını Allah’ın yardımıyla milletinin desteğiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hamleleri bütün tuzakları bozdu. ABD’nin hazırladığı 2012 yılı ulusal güvenlik raporunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın popüleritesinin düşürülmesi, ekonomik yaptırımlara maruz bırakılması, İslam dünyasında başarısız lider algısı oluşturulmaya çalışılması ve önümüzdeki yıllarda Batının çıkarlarına hizmet edecek bir yönetimin bölge koordinasyonunda yer alması için 15 Temmuz 2016 tarihinde Pensilvanya komutasında Ak Partiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a darbe girişimi yapılmak istendi. Allah istemese bir yaprak bile yerinden oynayamaz. Hz. Musa (a.s) Firavun sarayında büyüttü, Hz. İbrahim (a.s) Nemrut ateşe attı Allah onu korudu ateş onu yakmadı, Hz. Yusuf (a.s) kuyuya atıldı, saraya köle olarak geldi sarayın sultanı oldu, İfsat komiteleri, Dünyadaki İslam düşmanları ve içimizdeki Ak Parti ve Erdoğan düşmanları ne yaptılarsa Allah bütün oyunlarını bozdu. Geçmişte Sultan 2. Mahmud’a “gavur Padişah”, Sultan Abdulhamid’e “Kızıl sultan” şimde ise Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a ise “Diktatör” tabirini kullananlar yanlış yolun yolcuları oldukları yetmezmiş gibi haksız ve yersiz sözler söylemekle kendilerini değersiz etmektedirler. Kasıtlı bir biçimde yürütülen “Diktatör Erdoğan” propagandaların aksine halkın gönlünde yer edinmiş ve millete mal olmuş ilk defa halkın seçtiği Cumhurbaşkanı Erdoğan bir ideolojik gruba değil, toplumun bütününe seslenebilmenin yollarını arayacak, yeniden Ak Parti ve Erdoğan’la güçlü Türkiye ve güçlenen millet dayanışmasıyla Türkiye’ye hizmet etmek anlamında yeniden yükseliş, yeniden diriliş olacak. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan 21 Mayıs 2017 günü tekrar Ak Partinin genel başkanı olarak partinin başına geçmesiyle bu dönüşüm nedeniyle tüm Ak Parti teşkilatlarında, belediyelerinde büyük bir sinerji ortaya çıkaracağı görünüyor bu da ülkenin yeniden dirilişe, yükselişe çıkacağının müjdecisidir. Yeni dönemde siyasal başarı elde etmenin temel bir koşulu var. Artık toplumun merkezine hitap etmek, Ak Parti bunu başarabilmiş bir siyasi parti. Sayın Erdoğan’ın liderliğinde olan Ak parti yeniden toplumun merkezine yönelme imkânını artıracak. Milletin adamı, halkın sevgilisi, İslam âleminin sesi, mazlumların yoldaşı olan Erdoğan her geçen gün daha güçlenerek Halkına ve Milletine hizmet etmek için gecesini gündüzüne katarak 21 Mayıs 2017 günü “yeniden diriliş” güçlü Türkiye ve güçlenen millet için tekrar ak Parti genel başkanı olarak hizmetlere kaldığı yerden devam etmeye geliyor. La galibe İlallah, ( Allah’tan başka galip yoktur. Allah inananlar ile beraberdir. Başka yazıda buluşmak üzere Allah’a emanet olun.