Ey âlem-i İslâm! Uyan, Kur’ân’a Sarıl


Bu makale 2014-11-20 16:27:50 eklenmiş ve 1671 kez görüntülenmiştir.
Fatih Urfavi

Ey âlem-i İslâm! Uyan, Kur’ân’a sarıl, İslâmiyete maddî ve manevî bütün varlığınla müteveccih ol.

 

Ve ey Kur’ân’a bin yıllık tarihinin ÅŸehadetiyle hadim olan ve İslâmiyet nûrunun zemin yüzünde naÅŸiri bulunan yüksek ecdadın evlâdı! Kur’ân’a yönel ve onu anlamaya, okumaya ve onu anlatacak onun bu zamanda bir mu’cize-i manevîsi olan Nur risalelerini mütalâa etmeye çalış.

 

Lisanın Kur’ân’ın âyetlerini âleme duyururken, hal ve etvar ve ahlâkın da onun manasını neÅŸretsin, lisan-ı halin ile de Kur’ân’ı oku. O zaman, sen dünyanın efendisi, âlemin reisi ve insaniyetin vasıta-i saadeti olursun. 


Ey asırlardan beri Kur’ân’ın bayraktarlığı vazifesiyle cihanda en mukaddes ve muhterem bir mevki-i muallâyı ihraz etmiÅŸ olan ecdadın evlât ve torunları! Uyanınız! Âlem-i İslâmın fecr-i sadıkında gaflette bulunmak, katiyen akıl kârı deÄŸil.

 

Yine âlem-i İslâmın intibahında rehber olmak, arkadaÅŸ, kardeÅŸ olmak için Kur’ân’ın ve îmanın nûruyla münevver olarak İslâmiyetin terbiyesiyle tekemmül edip, hakîki medeniyet-i insaniye ve terakkî olan medeniyet-i İslâmiyeye sarılmak ve onu hal ve harekâtında kendine rehber eylemek lâzımdır. 


Avrupa ve Amerika’dan getirilen ve hakîkatte yine İslâm’ın malı olan fen ve san’atı, nur-u Tevhid içinde yoÄŸurarak, Kur’ân’ın bahsettiÄŸi tefekkür ve mana-i harfî nazarıyla, yani onun san’atkârı ve ustası namıyla onlara bakmalı ve “Saadet-i ebediye ve sermediyeyi gösteren hakaik-ı îmaniye ve Kur’âniye mecmuası olan Nurlara doÄŸru ileri, arÅŸ!” demeli ve dedirmeliyiz. 


Ey eski çaÄŸların cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin torunları olan muhterem din kardeÅŸlerim! BeÅŸ yüz senedir yattığınız yeter; artık Kur’ân’ın sabahında uyanınız. Yoksa, Kur’ân-ı Kerîm’in güneÅŸinden gözlerinizi kapatarak gaflet sahrasında yatmakla, vahÅŸet ve gaflet sizi yaÄŸma edip periÅŸan edecektir.

 

Kur’ân’ın mecrasından ayrılarak, birleÅŸmeyen su damlaları gibi, topraÄŸa düÅŸmeyiniz. Yoksa, toprak gibi, sefahet ve ÅŸehvet-i medeniye sizi emerek yutacaktır. BirleÅŸen su damlaları gibi, Kur’ân-ı Kerîm’in saadet ve selâmet mecrasında ittihad ederek, sefahet ve rezalet-i medeniyeyi süpürüp, bu vatana ab-ı hayat olan hakîkat-i İslâmiye sularını akıtınız.

 

O hakîkat-i İslâmiye suları ile bu topraklarda îman ziyası altında hakîki medeniyetin fen ve sanat çiçekleri açacak, bu vatan maddî ve manevî saadetler içinde gül ve gülistana dönecektir, inÅŸaallah.

 


Tarihçe-i Hayat, yeni tanzim, s. 247

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 â€¹ 
 â€º 
Özurfahaber
© Copyright 2021 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
EÄŸitim Haberleri
DÜNYA